Türk Dizilerindeki Klişeler


Dizilerimizin neredeyse %90'ında görülen klişeleri sıralayacağım sizler için bugün. Türk televizyonu bugüne kadar bir pembe dizilerden bu kadar çok etkilendi, bir de Kore dizilerinden. 89 yılındaki Generations dizisi ülkemizde Hayat Ağacı olarak yayınlanmaya başladığında, insanlar kaçırmamak için koşa koşa eve gelir, otobüs duraklarında bile kaçırdıkları bölümleri konuşurlarmış. Daha sonra 90'larda Rosalinda, Marimar, Vahşi Güzel furyaları esti. Küçücük aklımla Thalia'yı, Natalia Oreiro'yu izlemek için pür dikkat televizyon karşısına geçerdim. Bütün aile birlikte heyecanla izlerdik. O gün bu gündür sever Türk insanı aşk üçgenlerini, entrikaları... Belki de insanımızın günlük hayatta çok fazla sorunu olduğu için bu klişeler sayesinde bir saatliğine uzaklaşıyor bunlardan. Belki yaşadıklarını ya da isteyip de yaşayamadıklarını görüyor. Bir çok sebebi var ama asıl söylemek istediğim, bu dizilerin konularının hemen hemen aynı olmasına rağmen inatla çoğalmaya devam etmeleri. Zaten şu anki dizilerin çoğunun Kore’den uyarlama olduğunu da biliyoruz. O zaman haydi başlayalım...


1    Esas oğlan zengin ve yakışıklı. Esas kızımız yoksul, güzel ve gururlu. Esas oğlanın kendi çevresinden, ona aşık olan güzel ve yılansu bir kız. Esas kıza aşık, mahallenin delikanlı çocuğu. Başrollerimiz (genelde çarpışma vesilesiyle) okulda ya da kızın çalıştığı kafede karşılaşır. İlk görüşte anlam veremedikleri bir elektriklenme yaşarlar. Birbirlerine uyuz oldukları bir süreden sonra aşık olduklarını fark ederler. Zengin yılansu kızımız türlü planlarla çiftimizi ayırmaya çalışır. Esas oğlanın ailesi ise esas kızımıza kesinlikle karşıdır. 

2    Zengin bir ailenin 2 oğlu vardır. Aile, çocuklardan birini şirketin başına geçirme hayalleriyle yetiştirir fakat çocuğumuz asi ve özgür ruhludur, kendi yolundan gitmek ister. Diğer çocuk ise babasının gözüne girmek ve kardeşini yenebilme hırsıyla büyümüştür, ailesinin kardeşini daha çok önemsediğini gördükçe daha çok bilenir. Sürekli takım elbiseyle gezer fakat şirket için bir son tercih olmaktan öteye geçemez. Bu ikincil oğlanın karısı, kocası dikkate alınmıyor diye çıldırıp durur, her fırsatta fitne fesat ile kocasını anne-babasına ve kardeşine karşı doldurur.

3    Aşk üçgeni, dörtgeni, beşgeni... Esas kız bir çocuğa aşık olur. Başka bir çocuk esas kıza aşık olur. Başka bir kız, esas kızın aşık olduğu çocuğa aşıktır. Başka bir çocuk bir önceki cümledeki kıza aşıktır. Esas çocuğun kime aşık olacağı ise senaristin hayal gücüne (!) bağlı...

4    Bir adet esas kızımız var. Dizinin bütün erkekleri esas kızımıza aşık olur. Hepsi uzun uzun bakışırlar. Daha sonra ise başlasın cümbüş...

5    Zengin çocuk ve kendini zengin tanıtan yoksul kız... Yalanlar eninde sonunda ortaya çıkar ve uzun bir nefret ayrılığı yaşanır. Fakat eninde sonunda hep barışırlar...

6    Yoksul bir ailenin dramı anlatılır. Ailenin babası alkoliktir, eşine ve çocuklarına şiddet uygular. Sürekli rezillik çıkar. Bütün mahalle bu adamdan bezmiştir. Ailede bir adet esas kız, bir adet abi, birkaç da kardeş bulunur. Bir gün baba anneye vuracakken, abi babanın elini havada durdurur. Uzun bir bakışma sonrası baba, "Vaaay besle kargayı oysun gözünü, babana mı vuracan lan" der ve çocuğu tokatlar. Bunu yapan abi değil de esas kız da olabilir, maksat çeşitlilik olsun. Sonra esas kız günün birinde zengin bir çocukla karşılaşır, aşık olurlar. Zengin çocuk kızı bu hayattan kurtarma hayaliyle yaşarken abi ilişkilerini öğrenir ve kıza çok öfkelenir. Kız çocukla kaçıp giderse abi kızla yıllarca konuşmaz. Bu sırada baba yaşlanır ya da hastalanır. Çok pişman olur ama son pişmanlık fayda etmez...

7    Birbirine çok aşık bir çift vardır. Esas adama delice aşık yılansu bir kadın adamın içkisine ilaç katıp (sarhoş da edebilir) adamı yatağa yatırır. Yan yana fotoğraflarını çeker. İsteğe bağlı olarak, bu fotoğrafları adamın karısına yollayabilir, adamı tehdit edebilir ya da fotoğraf kısmını es geçip direkt hamile kalma kısmına atlayabilir. Kocasından hamile olan bu kadını duyan esas kadın çıldırır ve adamı terk eder. Kadın, malikhane gibi bir evin penceresinden uzun uzun boğaza bakar ve düşünür. Adam ise arabayı sahilde bir yere çeker ve uzun uzun denize bakar. Dizinin sonunda her şey düzelir. Yılansu kadının yaptıkları burnundan fitil fitil gelir. (Başka birine aşık olup amaaan yemişim esas çocuğu deyip hiçbir şey olmamış gibi devam da edebilir...)

8    Annesinin babasını ya da babasının annesini aldattığına şahit olan başrolümüz, evlilikten soğur. Tam bir zampara olup çıkar. Karşı cinsle takılır, gezer tozar, eğlenir ve kalplerini kırar. Daha sonra pat diye bir kıza aşık olur. Bir an zun uzun bakışırlar ve ayvayı yer.

9    Aşiret... Doğu ya da İç Anadolu'da, büyük bir konakta yaşayan varlıklı ve hatrı sayılır bir aile vardır. Bu ailenin babasına bütün kasaba "Ağam, ağam..." der. Tabii ki bir de Küçük Ağa vardır. Gençliğinin baharında, yağız bir delikanlı. Mutlaka bir de kız kardeşi vardır. Kız kardeş genelde konağın şoförüne falan aşıktır ama kıza o çocuğu layık görmezler ve amcaoğlu ile nişanlarlar. Ya da başka bir ağanın oğlu ile zaten beşik kertilmiştir. Genç Ağa ise babasından daha adildir ve kız kardeşine üzülür. Fakat annesi olan Hanımağa onu babasına karşı çıkmaması için ikna eder. Şirket işlerini hallederken ya da herhangi bir yerde şehirli bir kadınla tanışır, birbirlerine aşık olurlar. Hanımağa bu evliliğe karşı çıksa da evlenirler. Fakat sorunları asla bitmez...

10   Tanıştıkları andan itibaren birbirlerinden nefret eden çift, zamanla birbirlerine aşık olur. Mütemadiyen kızın ayağı kayar ve çocuk onu yakalar ve uzun uzun -fener görmüş tavşan gibi- bakışırlar. Ya da birisi kızı çocuğun üzerine iter. Aynı durum gerçekleşir. Sonrasındaysa hiçbir şey aynı olmaz...



Gördüğünüz gibi çok fazla uzun uzun bakışma var...


Eveeet... Dizilerimizde klişe bitmez ama biz burada bitirelim. Umarım keyifle okumuşsunuzdur. Herkese mutlu günler!




Buse.



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.